Kullanıcı deneyimi - insanlar ürünlere değil yaşadıkları deneyimlere önem veriyorlar. Biz de servis verdiğimiz kurumlar için yaşattığımız deneyim kadar değerliyiz. Bu yüzden en az işimizi yönetmek kadar müşteriyi de iyi yönetmek onun memnuniyetinde çok kritik. Sürekli iletişim, ulaşılabilir olmak, hızlı dönüş yapmak gibi detaylar bizim fark yaratmamızı sağlıyor.
Güven – Bir kurumun pazardaki yerini sağlamlaştırabilecek en önemli etken güven. Tüketiciler artık her zamankinden daha fazla güvendikleri markalarla çalışıyorlar. Bu güveni sarsmak bir markanın geleceğini eskisinden çok daha ciddi bir şekilde tehlikeye atıyor.
Farkı yaratan insan olacak – Fark yaratmak isteyen kurumlar bunu kaliteli insan kaynağı olmadan başaramayacaklar. Çalışanların sorumluluklarında değişim ve artış var, sadece bulunduğu pozisyon kadar düşünen çalışanlar kurumlar için yeterince değerli olamayacaklar. Herkes satışı, teknik başarıyı, projelerin iyi yönetilmesini, kurumun finansal durumunu kafaya takmak ve yapabileceklerini sergilemek durumunda. Tabiki öncelikle birincil görevlerin en iyi şekilde yerine getirilmesi gerekiyor. Levent Erden ‘ben süpermen’im öğrencilerimden de süpermen olmalarını istiyorum’ diyor. Sadece işini yapan, kendini geliştirmeyen ve bulunduğu sektördeki değişimi takip etmeyen çalışanlar hızla değer kaybediyor.
Self-organization – Çok telaffuz edilen son derece önemli bir kavram. Yönetim kelimesinin anlamında değişikler var. Etkin kurumlarda çalışanlar artık kendi kendini yönetiyor, bu kendi kendini yöneten kişiler şirket içerisinde iyi iletişim kurarak kendi kendini yöneten organizmalar oluşturuyorlar. Kendini yönetemeyen, iyi planlama ve raporlama yapamayan çalışanlar yine kurumlar için risk oluşturuyor. Böylelikle yönetim ‘yönetmekle’ ve verimlilik kaygılarıyla zaman kaybetmiyor, bir yönetici daha fazla kişiyi kendisine direkt olarak bağlayabiliyor, büyük resmi daha iyi görerek kurumun değişen dünyada atması gereken adımları daha iyi ve hızlı planlayabiliyor. Google CEO’su Eric Schmidt’e tam 60 kişi rapor ediyor. Hiyerarşik organizasyonlarda katmanlar azalıyor.
5 yıllık planlar – uzun dönem stratejiler – bu kavramlar yavaş yavaş iş hayatından çıkıyor. Ne ilginç ki değişimi yakalamak hatta yaratmak, zamana ayak uydurmak, kısa ve orta vadeli başarılara odaklanmak kurumlar için daha kritik hale gelmeye başlamış durumda.
Sosyal ağların önemi – Sosyal ağlar sayesinde müşteriler sürekli iletişim halindeler. Bu da iyi veya kötü hiçbirşeyi gizleyemeyeceğiniz anlamına geliyor. Mutsuz bir müşteri her zamankinden daha tehlikeli artık. Öyle ki, online retailerlardan biri sürekli twitter’da şirketlerinin ismi geçen entryleri kontrol ediyor ve şikayet eden müşterileri anında kendileri bulup dertlerini proaktif bir şekilde çözmeye çalışıyorlar. Sosyal ağlar artık eskisinden daha organize; insanlar ilgi alanlarına yönelik diğer kişilerle daha basit ve etkili bir şekilde iletişim kuruyorlar. Bu arada kurumlarda sosyal ağ & medya sorumlusu gibi pozisyonlar hızla artmaya başlamış.
Google Sidewiki – Şirketlerin web sitesinde kullanıcı yorumlarına yer vermesine artık hiç gerek yok. Google Sidewiki sayesinde kişiler şikayetlerini yorumlarını kurumsal web sitelerine anında yapıştırabiliyorlar.



